Nükleer
Karşıtı Platform (NKP) Bileşenleri, Sinop ve Ayancık Belediyeleri, demokratik
kitle örgütleri, Sinop Nükleer Güç Santralı Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED)
rapora karşı; 2 Ekim 2020 tarihinde Sinop Adliyesi’nde iptal davası açtı. Dava
dilekçelerinin teslim edilmesinin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın
aldığı karara itiraz eden aralarında Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim
Kurulu ve NKP Üyesi Mehmet Özdağ, EMO Samsun Şube Başkanı Tarık Tarhan, EMO
İstanbul Şube Başkanı Cemil Kocatepe, EMO İstanbul NKP Temsilcisi Erhan
Karaçay’ın da bulunduğu nükleer santral karşıtları, düzenlenen kitlesel basın
açıklaması ile nihai ÇED raporunu protesto etti.
Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 11 Eylül 2020 tarihinde onaylanan, Sinop
İli, Merkez İlçesi Abalı Köyü İnceburun mevkiinde EUAS International ICC
Merkezi Jersey Adaları Türkiye Merkez Şubesi tarafından yapılması planlanan,
Sinop Nükleer Santralı projesi nihai ÇED raporu sürecinin doğru
işletilmemesi, halkın katılım toplantısına halkın katılımının Sinop Valiliği
tarafından TOMA’lar, biber gazıyla engellenmesi dolayısı ile halkın
görüşlerinin alınmadan askıya çıkartılarak onaylanmasına itiraz eden; EMO’nun
2006 yılından bu yana Sekretaryasını yürüttüğü, bünyesinde çok sayıda; meslek
odası, sendika, dernek ve çevre örgütü bulunan NKP Bileşenleri, Sinop ve
Ayancık Belediyeleri ile çok sayıda demokratik kitle örgütü kararı mahkemeye
taşıyarak bir kez daha “Nükleer Santrala Hayır” dedi.
Sinop
Adliye Binası önünde saat 11.00’da toplanan; 60 Sinoplu yurttaş, Sinop ve
Ayancık Belediyeleri, Türk Tabipleri Birliği (TTB), Kamu Emekçileri Sendikaları
Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı;
EMO, Şehir Plancıları Odası (ŞPO), Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Metalurji
Mühendisleri Odası, Sinop Nükleer Karşıtı Platform Derneği (SNKPDER) Sinop
Çevre Dostları Derneği (ÇDD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Sinop
Şubesi, Sinop Kent Hakları Derneği (KENTSAV), Ayancık Çevre Derneği, Sinop
Barosu, gönüllü avukatlar, ekoloji mücadelesi temsilcileri, 10 kurum avukatının
imzasını ve taşıyan dava dilekçeleri ile EMO’nun da aralarında bulunduğu
kurumların meslek alanına ilişkin görüş belirttiği raporları Sinop Adliyesi’ne
teslim etti.
Adliyedeki
işlemlerin sona ermesini ardandın Sinop Uğur Mumcu Meydanı’nda, saat 12.30’da
buluşan nükleer santral karşıtları, sık sık “Nükleere Hayır”, “Nükleer Santral
İstemiyoruz” sloganları attı; “Nükleer
!!! Santral Hayata- Suya- Toprağa ve Bütün Canlılara Zararlıdır” pankartı açtı.
Basın
açıklaması öncesinde söz alan EMO Yönetim Kurulu Üyesi ve NKP Temsilcisi Mehmet
Özdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Fatih Dönmez’in, Türkiye’de elektrik kurulu gücünü 93 bin MW olduğu yönündeki
açıklamalarına işaret ederek, mevcut kurulu gücün yüzde 47’sinin atıl olduğuna
dikkat çekti.
1
Ekim 2020 tarihi itibariyle 2020 yılının son çeyreğinin enerji tarifesinin
yayınlandığını belirten Özdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:
“EÜAŞ’ın
2020 yılının son çeyreği enerji tarifesine göre elektrik kilovatsaati toplam
fiyatı 15 kuruş yani 2 cent’tir. Bizim evimize gelen elektriğin fiyatı 75 Kuruş
yani 9 cent. Kaynağından 2 cente çıkan elektrik sanayiye 82 kuruşa, evlerimize
75 kuruşa, tarlamıza 88 kuruşa, ticaret hanemize 98 kuruşa geliyor. Son yapılan
zamlarla elektrik ihtiyacımızı 5-6 kat daha fazla ödeyerek gidermek zorundayız.
Türkiye’de
yapılması planlanan nükleer santralların devreye girmesi halinde atıl
kapasitenin en az yüzde 7-8 oranında artacağını ifade eden Özdağ, ayrıca
nükleer santrallara verilecek yüzde 100 alım garantileri ile şu anda EÜAŞ’ın 2
cente mal ettiği birim fiyatın minimum 8-10 cente çıkacağını kaydetti.
Nükleer
santrallardan elde edilecek elektrik enerjisinin kilovatsaatinin halka 12-13
cente ulaştırılacağını vurgulayan Özdağ, “Kaynağında 15 kuruş olan elektrik
enerjisi nasıl oluyor da benim evime 75 kuruşa geliyor? Bunun hesabının
sorulması gerekir. Sadece nükleer santralların değil, faturalara yansıtılan elektrik
zamlarının da hesabını soralım” diye konuştu.
EMO’nun
Sinop’ta kurulması planlanan nükleer santrala ilişkin mücadele eden Sinop
halkının yanında olduğunu ifade eden Özdağ, mücadele ve dayanışma vurgusu
yaparak sözlerini tamamladı.
Daha
sonra; Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Arvin Belediye Başkanı Demirhan
Elçin, Bilecik Belediye Başkanı Semih Şahin, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan,
Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan,
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin
Ekicioğlu, Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, Kimya Mühendisleri Odası Samsun
Şube Başkanı Osman Nuri Pilgir, Samsun Atatürk Düşünce Derneği (ADD) Başkanı Dr.
Işık Kefeli, DİSK’e bağlı Emekli-Sen Samsun Şube Başkanı Tacettin Aydın, Sözcü
Gazetesi’nden İsmail Akduman, Samsun
Çevre Platformu Bileşenleri ile meslek odaları, sendikalar, sivil toplum
kuruluşları, dernek ve çevre örgütü temsilcileri ve yüzlerce vatandaşın katılımıyla
kitlesel bir basın açıklaması yapıldı.
Sinop
NKP Dönem Sözcüsü Kayhan Konukçu tarafından okunan basın açıklamasının tam
metni şöyle:
TÜM BASKILARA RAĞMEN SİNOP’TA NÜKLEER SANTRAL YAPTIRMAYACAĞIZ!
BASINA
VE KAMUOYUNA;
Bilindiği üzere Sinop ili Merkez ilçesi, Abalı Köyü İnceburun Mevkii’nde EUAŞ
İnternational ICC Merkezi Jersey Adaları Türkiye Merkez Şubesi tarafından
yapılması planlanan 'Sinop NS' Projesi ile ilgili olarak ÇED yönetmeliği
gereğince hazırlanan nihai ÇED Raporunun ÇŞB’na sunulduğu ve 11 Eylül 2020
tarihinde ÇED olumlu raporu alındığını ne yazık ki öğrenmiş bulunuyoruz.
Bu
nedenle de bugün Sinop Adliyesi'nde Sinop Nükleer Karşıtı Platform
Bileşenleri, TTB, KESK, TMMOB’ye bağlı EMO, JMO, Metalurji Müh. Odası,
ŞPO, Sinop Barosu, Milletvekilimiz Barış KARADENİZ, Sinop Belediye Başkanlığı,
Ayancık Belediye Başkanlığı, SNKPDER, Sinop ÇDD, ÇYDD Sinop Şubesi, Ayancık
Çevre Koruma Derneği, Sinop Kent Hakları Derneği ve Sinoplu Yurttaşlar grubu
olarak Sinop NS ÇED belgesine itiraz ederek davamızı açtık.
06
Şubat 2018 tarihinde ÇED başvuru dosyasının açıklanacağı 'Sinop halkını
bilgilendirme' toplantısına Sinop halkı alınmamıştır. Sinop halkının
bilgilendirme toplantısının yapılacağı salona girmelerini önlemek içinde toplantının
yapılacağı Sinop Üniversitesi Uygulama Oteli konferans salonuna 2 km. mesafede
güvenlik güçlerince bariyer oluşturularak halkın katılımı önlenmiştir.
Toplantıya;
başta Sinop halkı olmak üzere belediye başkanları, milletvekilleri ve Sinop
Nükleer Karşıtı Platform üyeleri (dernekler, sendikalar ve siyasi partiler)
alınmamışlardır. Salonda var olduğu söylenen iktidar partisi milletvekili ve
yandaşları ile öğrencilerin bulunması bu toplantının yapılmış olması anlamına
gelmezdi ve biz bunun yok hükmünde olduğunu söylüyoruz.
Yine
Sinop’ta yapmaya çalışılan ÇED’in 'halkı bilgilendirme poplantısının' devamı
niteliğinde olan ve Ankara/İLBANK A.Ş. Sosyal Tesisleri'nde
gerçekleştirilmeye çalışılan İnceleme Değerlendirme Kurulu
(İDK) toplantısı da yok hükmünde olup, kabul edilemez. Ve tarafımızdan da
kabul edilmemiştir.
Biz
diyoruz ki;
-
Enerjinin bir insan hakkı olduğu gerekçesinden hareketle, insanın sağlıklı ve
adil bir yaşam sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu enerjinin tedarik ve sunumu
kamusal bir hizmeti gerekli kılmaktadır.
-
Dışa bağımlılığı daha da arttıran NS’nin atık sorunu çözümlenememiş, bünyesinde
birçok risk taşıyan ve gelişmiş ülkelerin bile artık terk etmeye başladığı
kendi ülkelerine tesis etmedikleri NS projelerinden vazgeçilmelidir. Bu projeler
tarihin çöp sepetine atılmalıdır.
-
Uzun Süren ÇED süreci sonunda çevresel etkileri de kapsayan toplumsal etki
değerlendirmesi çalışmaları, öngörülen enerji yatırımlarının bölgemiz halkının
toplumsal yaşamına etkilerini de değerlendirecek bir içerikte yapılmalıdır. Bu
proje başta Sinop olmak üzere Türkiye’nin ekolojik dengesini bozma yönünde ve
kapitalist ülkelerin menfaatleri doğrultusunda tesis edilmektedir. Bu anlamda
Sinop/ İnceburun Yarımadasına yapılması düşünülen NGS projelerinden derhal vazgeçilmelidir.
Proje bir daha gündeme çıkartılmamak üzere derhal iptal edilmelidir. Alınacak
bu karar kamuoyu ile derhal paylaşılmadır.
-
Sinop NGS yapılması halinde Soğutma suyu Karadeniz’den çekileceği ÇED naşvuru
dosyasında (10/173) görülmektedir.
Buna
göre:
4
Ünite için 1 Yılda; 10.077.696.000 m3/yıl (on milyar yetmişyedi milyon altıyüz
doksanaltı bin m3) su denizden çekilip gerekli soğutma yapıldıktan sonra
tekrar denize deşarj edilecektir.
SİNOP
İLİ VE İLÇELERİNDE 2,5 YILDA TÜKETİLEN KULLANMA VE İÇME SUYUNU Sinop NGS (1)
BİR GÜNDE TÜKETİP KİRLETTİKTEN SONRA TEKRAR KARADENİZE DEŞARJ EDECEKTİR.
Diğer
bir deyişle Karadeniz’de yaşam bitirilecektir.
-
Birde Sinop ili ve Merkez ilçe köylerinin içme ve kullanma suyundan da
bahsedelim; 2009 yılında DSİ tarafından hazırlanan ön rapora göre de Erfelek
barajında bir günde üretilen içme ve kullanma suyu 54.000m3/gündür. Bu sudan
saniyede 140 lt/sn’lik su Sinop NS’ ye tahsis edildiği 'Sinop
Nükleer Santrali Projesi başvuru dosyası sayfa 63/173'de belirtilmektedir.
Sinop İli ve köylerinin Erfelek Barajından aldığı suyun 13.000 m3/gün’lük
miktarı Sinop NS’ye verildiğinde Sinop susuz kalabilecektir.
-
ÇED belgesi incelendiğinde görüyoruz ki; kervan yolda düzülür misali kopyala
yapıştır yöntemiyle ve fotokopilerle yapılmıştır. Bu da göstermektedir ki
dünyada örnekleri görüldüğü üzere ( Fukuşima, Çernobil ve Üç Mil Adası) yine
canlı yaşamını yok sayan ekolojik dengeyi gözetmeyen bir santral modeli önümüze
durmaktadır.
-
Biz Sinop halkı ve Sinop Nükleer Karşıtı Platform bileşenleri olarak hiçbir
koşulda Sinop NS’nin yapılmasına izin vermeyeceğiz. Kapitalizmin kirli
emellerine Sinop’u feda etmeyeceğiz.
Sinop
NS Projesinin iptal edilmesine kadar her alanda mücadelemizi sürdüreceğiz.
Nükleere İnat Yasasın Hayat!"